BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM

21.yüzyıla girdiğimiz şu yıllarda  her toplum hemen hemen bütün alanlarda kendini köklü değişikler yapmak  zorunda hissediyor.Teknolojideki hızlı değişim eğitim alanında da bazı reformlar yapılmasını zorunlu kılıyor. Bu reformların başında ise Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) geliyor.  Eğitimi daha verimli bir hale getirmek,yaygınlaştırmak bireyselleştirme çabalarının bir ürünü olan BDE konusunu ele alalım.

Günümüz teknolojisinin ilerlemesinde ve eğitime verilen önemin artmasıyla, eğitim sorunlarının çözümünde teknolojiden faydalanmak kaçınılmaz olmuştur. Bu teknolojilerden biride bilgisayardır. Bilgisayarı eğitim sistemimize sokmakta en tabi gerçekçiliktir.

BDE’ de bilgisayar teknolojisinin öğretim sürecindeki uygulamalarının her biridir. Bu uygulamalar bilgi sunmak, özel öğretmenlik yapmak,bir becerinin gelişmesinde katkıda bulunmak olabilir. Başka bir tanıma göre ise BDE bilgisayar sistemine programlanmış olan dersleri etkileşimde bulunarak ,doğrudan alabilmesidir.

BDE konusunu incelemeye gelin tarihçesini anlatarak başlayalım.

50’li yılların sonlarında  ABD’nde gelişmiş bazı üniversitelerde,bilgisayar yönetsel amaçlarla kullanılmaktaydı.70’li yıllarda maliyeti daha düşük bilgisayarların devreye girmesiyle,eğitim uygulamalarıyla ilgili projeler de geliştirilmeye başlanmıştır.

IBM 1500 projesi ile önceleri üniversite düzeyinde bilgisayar destekli fizik ve istatistik öğretimi, daha sonraları 1960’ların ortasında ise okuma ve matematik becerilerinin yükseltilmesine ilişkin öğretim yapılmıştır. Bilgisayarın eğitimde kullanılmasına ilişkin ilk geniş kapsamlı proje sayılabilen PLATO (Programmed Logic for Automatic Teaching Operation)ise üniversitelerde değişik disiplin alanında  öğrencilerin  bilgisayar  destekli  öğretim gereksinimini karşılamak amacı ile geliştirilmiştir. TICCIT (Time-Shared Interactive Computer Controlled Information Television) sistemi ise, 1977’de Texas ve Brigham Üniversitelerince ortaklaşa geliştirilen ve özellikle Matematik ve  İngilizce derslerine yer veren bir projedir.

Türkiye’deki gelişmeler ise ortaöğretim kurumlarına 1100 mikrobilgisayar alınmakla başlamıştır. Daha sonraları ise bilgisayar eğitimi yerine bilgisayarın bir eğitim aracı olarak kullanıldığı bilgisayar destekli eğitim uygulamalarının başlatılması uygun görülmüştür .milli eğitim bakanlığı dünya bankası katılımı ile 53 bilgisayar deneme okuluna 1666 adet bilgisayar alınmıştır ve bu okullarda bilgisayar lâboratuarları kurulmuştur. Ayrıca bu okullara denemek üzere Bilim ve Teknik ansiklopedisi,İngilizce, matematik, fizik, kimya ve biyoloji konularında ders yazılımları temin edilmiştir. Donanım ve alt yapı çalışmalarına ek olarak 1996 yılı içersinde  256 yeni formatör öğretmeninin eğitimi yapılmıştır. Günümüzde BDE konusundaki en büyük çalışma M.E.B. lığının başlattığı “Bilgisayarlı Eğitime Destek” kampanyası ile sürdürülmektedir. Altyapı çalışmalarının ise geliştirilmsine halen devam edilmektedir. M.E.B. lığının verilerine göre her 71 öğrencimizden 1 tanesi ancak bilgisayarla buluşabildiğine göre BDE çalışmaşları konusunda  ülkemizde daha ne kadar yol almamız gerektiği açık olarak görülmektedir.

Gelin şimdide Bilgisayar Destekli  Eğitimin Olumlu Yönlerine öğrenci, öğretmen ve okul açısından kısaca değinelim.

 

Öğrenci açısından:

Yaratıcılığın ortaya çıkmasını sağlar.

Sosyal iletişimde bulunma yeteneğini geliştirir.

Her öğrencinin kendi hızlarında ve düzeylerinde ilerleme olasılığı verir.

Kendine güveni arttırır.

Problem çözme ve dikkatini bir problem üzerine yoğunlaştırma yeteneğini geliştirir.

Öğrencinin öğrenme zamanından tasarruf sağlar.

Belgeleme , dosyalama ve belgelere başvurma alışkanlığını kazandırır.

Önceki çözümleri araştırıp bunları yeni bir çözüm için kullanabilme yeteneğini geliştirme, yeni çözüm bulmasını sağlar.

Matematik ve dil yeteneğini geliştirir.

Paylaşım duygusunu geliştirir.Daha çok bilgiye ulaşma imkanı verir.

Anında dönüt sağlandığı  için kaçırılan ders veya konu öğrenci tarafından tekrar edilebilir.

Öğretmen açısından:

Sınıf performansının artması sağlanır

Öğrencinin derse aktif katılımını sağladığı için öğretmenin işini kolaylaştırır.

Öğretmenin farklı seviyelerdeki öğrencileri izleyerek onlara ayrı ayrı zaman ayırabilme olasılığı sağlar.

Kanaat için ek alternatif sunar.

En sıkıcı dersleri kolay ve zevkli hale getirerek öğretmene yardımcı olur.

Konuyu kaçıran öğrencilere, öğretmeni engellemeden konuyu tekrar etme olanağı sağlanır.

Okul açısından:

Eğitimde fırsat eşitliği sağlar.

Okul başarı düzeyini arttırır.

Dünyadaki diğer öğretim kurumlarıyla  paralel bir şekilde  ders işleme olanağı sağlar.

Okullar arası iletişimde rol oynar.Müfredatın okullara göre esnekçe planlanabilmesi,

Yıllık planların kolayca yazıya dökülebilmesini sağlar.

Sınıf ortamında yapılamayacak deney ve uygulamalar benzeşimler sayesinde okul ortamına girebilir.

Bilgisayar Destekli Eğitimin Olumlu yönleri olduğu kadar olumsuz yönleride bulunmakatadır. Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bu tür sorunlarla karşılaşmak gayet doğal karşılanmalıdır. Şimdi de kısaca bu olumsuzluklara değinelim…

Öğrenciler sosyalleşme sürecinden yoksun kalırlar.

Öğrenciyi doğruya yönlendirecek bir sistem yoktur. Çünkü cevaplar ya doğru yada yanlıştır.

Bilgisayar kullanmayı önceden bilmeyen bir kişi için öğrenme zordur. Çok zaman kaybına sebebiyet verir.

Yapılan her programlar yabancı dille yazıldığı için kullanım zordur.

Belli derslerin yazılımlarının çok bazı derslerin öğretim programlarının az olması bir eksikliktir.     Bilgisayarlar genellikle Türkiye dışından ihraç edildiği için maliyet yüksektir.

Çeşitli donanım aksaklıklarında çıkabilecek sorunlar ders akışını bozabilir.

Yeterli alt yapı olmadığı için çıkacak sorunlar hemen düzeltilemeyebilir.

Gerekli kılavuz kişi veya kaynak yeterli olmağı için sorun yaşanabilir.

Makineler öğretimde hümanist yaklaşımı ortadan kaldırır.

Bu yaklaşımlar günümüzde bilgisayar destekli eğitimini ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi olarak durmaktadır. Bunun yanı sıra Bilgisayar Destekli Eğitimde öğrenciye de bazı görevler düşmektedir. BDE’ye geçiş prensiplerinin biride kişilere daha verimli öğretim ortamları sağlamaktır. Öğrencilerin kendi işlerini kendilerinin görmesi daha doğrusu bağımsız öğrenme etkinlikleriyle yaptıkları işlemler öz güven duygusunu geliştirir. Öğrenciler, öğrenilmesi güç olan matematik yada yabancı dil gibi dersleri daha kolay öğrenmektedirler. Bilgisayarın, programdaki her derste konuyu öğretmesi anlamına gelmemekle beraber, her derste bazı konuları ele almak için uygun bir alet olduğu görülmektedir. BDE ‘in amacını öğrenciye bilgiyi daha verimli ve kendi yollarıyla verebilme amacı taşır. Öğrenci BDE  ortamında bilgi verilen değil; bilgiyi alan keşfeden kişidir. Kendi seviyesine uygun olarak konu dağılımı veya işleyişini belirler ve bilgisayarla etkileşime girerek istediklerini serbestçe yapma imkanı kazanır.

Öğrenciler bilgisayarla,büyük ölçüde keşfederek öğrenme ilkesini kullanır. Bu ilkeyle de kişilerin vasıfsal özellikleri gelişir. Araştırma ve inceleme ruhu kazanan öğrenci; bilimsel düşünme gücünü de arttırır. Bilgisayarlarda ki gerek benzeşimler gerekse oyunlarla öğrendiği için eğitimden ve öğrenmeden sıkılmaz. Öğrenmeyi zevkli hale getiren BDE dersi monotonluktan kurtarır.  Bu durumda da öğrenciler gelecekteki yaşantısında da sağlam kişilikli ve karakterde kişiler olarak yetişirler. Gerçek manasıyla bu olguları isteyen bir öğrencinin yada ferdin bilgisayardan çekinmemesi ve korkmaması gerekmektedir.

Her nihayetinde her karmaşık sistemin ve teknolojinin de insanlar tarafından yapıldığını bilmesi gerekir. Bilgisayarları bizlerin kölesi gibi düşünmek gerekmektedir. Emir vermediğimiz bir davranışı  yapmayacaktır. Yani komut verilmeden hiçbir işlem uygulamayacaktır. Öğrenciler bu düşünceyle hareket etmelidirler. Burada da kuşkusuz en büyük görev kişinin kendisine yani öğrenciye düşmektedir. Öğrencilerin yetiştirme şekilleri bu tarz üzerine kurulu olduğunda ülkemiz BDE açısından çok kısa bir sürede istenilen yere gelecektir

 

TEKNOLOJİ NEDİR?

Teknoloji, insanın bilimi kullanarak doğaya üstünlük kurmak için tasarladığı rasyonel bir disiplindir.

Teknoloji, somut ve deneysel anlamda temel olarak teknik yönden yeterli küçük bir grubun örgütlü bir hiyerarşi yardımıyla bütünün geri kalanı (insanlar, olaylar, makineler vb. ) üzerinde denetimi sağlamasıdır

Sözlük anlamı "bilginin, sanayideki işlemlerde sistematik olarak uygulamaya alınması" demek olan teknoloji, geniş anlamda, araştırma, geliştirme, üretim, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmeti kapsayan bir sanayi sürecinin, etkin ve verimli bir biçimde gerçekleştirilmesi için kullanılabilecek bilgi ve becerilerin tümüdür. Teknolojik yenilik de, "üretim süreçlerinde yenilik, yeni ürünler ve yeni kurumsal örgütlenme biçimleri" olarak tanımlanmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde, ürün rekabeti, bilimsel ve teknolojik yetkinlik rekabetine dönüşmüştür. Klasik anlamda rekabet gücünü belirleyen faktörler arasında doğal hammadde kaynaklarının bolluğu, ucuz işçilik gibi temel üretim faktörleri yer alırken, günümüzde ileri ve özellikli üretim faktörleri belirleyici duruma gelmiştir. İleri üretim faktörleri, nitelikli iş gücünü, Ar-Ge altyapısını, modern bir haberleşme ağını ve bilişim (enformasyon) teknolojilerinin etkin kullanımını içerirken, özellikli üretim faktörleri, belirli alanlarda yoğunlaşmış bilgi ve beceriye sahip iş gücü ile bilgi ve deneyim birikimini içermektedir.
Diğer yandan, başta elektronik, enerji, bilişim, uzay, biyomühendislik, organik kimya endüstrileri gibi "bilim ve teknoloji temelli" sektörler ile bunların bir bileşkesi olan savunma sanayii, en yüksek oranda katma değer yaratan, dolayısı ile toplumsal refaha katkıları en yüksek olan sanayi dalları olarak ortaya çıkmaktadırlar.

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ

Eğitim teknolojisinin sürekli gelişen ve değişimler gösteren bir alandır. Kısa sayılabilecek bir süreç içerisinde, eğitim teknolojisi kendisine oldukça geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Bu da alanın amaçları ve sınırları ile ilgili karışıklıkların oluşmasına sebep olmuştur. Makine kullanımının yanı sıra teknoloji, sistemler, işlemler, yönetim ve kontrol mekanizmalarıyla hem insandan hem de eşyadan kaynaklanan sorunlara, bu sorunların zorluk derecesine, teknik çözüm olasılıklarına ve ekonomik değerlerine uygun çözüm üretebilir.

Eğitim teknolojisi, öğretim ilkelerinin uygulanabilmesi için oluşturulmuş bütün metodolojiler ve tekniklerdir. Eğitim teknolojisi öğrenme sürecini geliştirmek için oluşturulan her türlü sistemi, tekniği ve yardımı içerir. Böyle bir yapıda şu 4 özellik önemlidir: öğrencinin ulaşması hedeflenen amaçların tanımlanması; öğrenilecek konunun öğretim ilkelerine göre analiz edilip, öğrenilmeye uygun şekilde yapılandırılması; konunun aktarılabilmesi için uygun medyanın seçilip kullanılması; dersin ve derste kullanılan araçların etkililiğini ve öğrencilerin başarı durumlarını değerlendirmek için uygun değerlendirme yöntemlerinin kullanılması

 Eğitim teknolojisi "her türlü öğrenme koşullarında problemlerin ortaya konmasından, bu problemler için çeşitli (değerlendirme, yönetim, uygulama) çözümler üretilmesine kadar her aşamada insanların, yöntem ve fikirlerin, çeşitli araçların ve örgütsel fikirlerin de içinde bulunduğu karmaşık ve tümleşik bir süreçtir
       

 Kitap, tebeşir, öğretmen gibi temel öğretim araçları ve yöntemleri çok uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Bugün öğretmenler daha iyi hazırlanmakta, kitaplar daha iyi tasarlanıp daha iyi yazılmakta ve renkli tebeşirler kullanılmaktadır; ama bu araçların işlevleri ve öğrenci için anlamları yüzyılı aşkın bir süredir hiç değişmeden kalmıştır. Ayrıca bu süre zarfında öğretimin nasıl uygulanacağına ilişkin her hangi bir temel değişiklik de yapılmamıştır. Öğretim hâlâ, öğretmen merkezli, gruba yönelik ve ders kitabı tabanlı hazırlanmakta ve uygulanmaktadır. Bu yöntem 19.yy' da İngiltere ve Amerika'da başlayıp yayılan Lancastrian modelinin devamı niteliğindedir Bir buçuk yüzyıldır birçok değişikliğe uğramasına rağmen bu model endüstriyel üretim mantığının sonucu olan eğitimde seri üretimi geleneğine sıkı sıkıya bağlı durmaktadır.

   Eğitim teknolojisi, eğitimsel sorunlara çözüm üretmek amacıyla öğretim, öğrenme, gelişim, yönetim teknolojilerinin ve diğer teknolojilerin bir arada kullanılmasından meydana gelmiştir.

  ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ

Öğretim teknolojisi, kurumsal, tasarlanmış, müfredatlandırılmış ortamlardaki "istendik öğrenme"nin geliştirilmesi için kullanılabilecek süreç ve araçların çözümlenmesini, tasarlanmasını, geliştirilmesini, uygulanmasını ve değerlendirilmesini inceleyen bilim dalıdır.

Tanımdan da anlaşıldığı üzere öğretim teknolojisi Eğitim teknolojisi'nin eğitim teknolojisi bilim dalının uluslararsı örgütü olan Association for Educational Communications and Technology (AECT, Eğitimsel İletişimler ve Teknoloji Derneği) tarafından oluşturulmuş tanımına oldukça benzemektedir.

Zaten eğitim teknolojisi ve öğretim teknolojisi arasındaki temel fark eğitim teknolojisi tüm eğitimsel faaliyetleri göz önünde bulunduruyorken öğretim teknolojisinin daha çok örgün eğitim kurumlarındaki öğrenmeler üzerinde duruyor olmasıdır. Bu bağlamda öğretim teknolojisinin eğitim teknolojisinin bir dalı olduğu söylenebilir. Ve yahut da eğitim teknolojisinin öğretim teknolojisini de kapsayan daha geniş bir paradigma olduğu belirtilebilir.

EĞİTİMDE BİLGİSAYAR KULLANIMI


Bilgisayarın son yıllarda hızlı bir şekilde gelişimi eğitim sistemimizi de etkileyerek , sistemde bir takım değişiklikleri yapılması mecburiyetini doğurmuştur. Dünya ülkelerinde görüldüğü gibi eğitimde yeni teknolojileri kullanmak, öğrenme ortamına geleneksel yönteme göre daha fazla duyu organı etkileşimde bulunması sonucu öğrenci ilgisini arttırdığından dolayı eğitim öğretim kalaylaştırılmakta öğrenmeyi zevkli bir konuma getirerek hazırlanmaktadır.

Öğrenci sayısının ve eğitime olan talebin hızla artması, bilgi miktarının çoğalması, içeriğin karmaşık hale gelmesi, bireysel farklılıklar ve yeteneklerin giderek daha fazla önem kazanması, öğretmen yetersizliği gibi nedenlerden dolayı eğitimde bilgisayarın kullanılması zorunlu hale getirilmiştir.

Bilgisayar eğitim ortamında hem araç hem de amaç olarak yer almaktadır. Bilgisayar okur-yazarlığı uygulaması, bilgisayarın eğitim ortamında bir amaç olarak kullanılmasıdır. Bilgisayar okur-yazarlığı uygulaması, öğrencilere bilgisayarın ne olduğu, ne gibi özellikleri ve yeterlilikleri olduğundan programlama dillerinin öğretimine kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Kısaca bilgisayar okur-yazarlığı, bilgisayarı ihtiyacı doğrultusunda etkili kullanabilmektir.

Bilgisayarın araç olarak kullanılması ise bilgisayar destekli eğitimi içermektedir. Bilgisayar destekli eğitim kısaca; bilgisayar teknolojisinin getirdiği imkanların eğitim sürecinde işe koşulmasıdır.

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM

 

Bilgisayarlar, ilk kez kullanılmaya başlandığı 1960'lardan bu yana eğitim alanında önemli bir yer kazanmışlardır.

   Günümüzde çoklu ortam teknikleri (resim gösterme, video/ses/animasyon oynatma vb.) ile çok güçlü ve farklı formatlarda eğitim paketleri üretmek mümkündür. Bu tip programlar kullanıcıya bire bir etkileşim imkanı vererek motivasyonu artırır. Bu tip programlar, konuları aktarma konusunda da çok güçlüdür. Örneğin, klasik yaklaşım da öğrenciye bir motorun nasıl çalıştığını öğretmek zordur. Bunu yapabilmek için öncelikle detaylı bilgi vermek, hatta çizim yaparak üzerinde anlatmak gerekir. Bu uzun bilgi aktarımı sonunda öğrenmenin gerçekleşmesi, ancak gerçekleşememesi kadar sansa sahiptir. Fakat motorun nasıl çalıştığını anlatan bir animasyonu göstererek birkaç dakika içinde her şeyi açık ve net olarak aktarmak mümkündür.

    Ayrıca pek çok eğitim programı, kullanıcıya ait verileri tutarak, öğrenmenin ne denli başarılı olduğunu da saptayabilir. Bu programlar, her konuda ne kadar zaman harcandığını, öğrenme eğrisini, kullanıcının gelişimini saptayabilirler. Sonuçlar da değişik formatlar da sunulabilir (grafik, tablo gibi). Bu tip bir bilgi, öğretmen tarafından öğrencinin performansını görmede ve takip etmede kullanılabilir.

    Bire bir öğrenmenin yanı sıra BDE, uzaktan eğitim konusunda da önemli bir rol oynar. Günümüzde internet, bilgisayarlarla verilen eğitim konusunda yeni bir ufuk açmıştır.

   Bilgisayar destekli eğitimin değişik tanımları yapılmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Bilgisayar Destekli Eğitim (Computer Assisted Instruction : CAI), bilgisayarın bir öğretme makinesi olarak kullanılmasını içerir. Öğretilecek ünite öğrenciye bilgisayar yoluyla sunulur ve öğrenci öğretim sunusu ile uğraştıkça öğrenme meydana gelir

   Bilgisayarın eğitimde kullanılma gereksinimi eğitim sisteminin aşırı derecede artması, öğrenci sayısının hızla çoğalması; bilgi miktarının artması ve içeriğin karmaşıklaşması, öğretmen yetersizliği ve bireysel kabiliyet ve farklılıkların önem kazanması gibi nedenlerden doğmaktadır. Bu uygulamanın amacı sadece öğretme - öğrenme sürecinin otomatikleştirilmesi değildir. Öğretme - öğrenme süreçlerinde etkililik, süreklilik ve bütünlük sağlamak temel hedef olup, otomasyon bu faktörlerin sonucudur (Alkan, 1998, s.182).

   Bilgisayarların öğrenme - öğretme ve okul yönetimi ile ilgili bütün faaliyetlerde kullanılması "Bilgisayar Destekli Eğitim" olarak tanımlanabilir. Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) denildiğinde eğitim - öğretim etkinlikleri sırasında eğitimi zenginleştirmek ve kalitesini yükseltmek için öğretmene yardımcı bir araç olarak bilgisayarlardan yararlanılması anlaşılmaktadır (Demirel vd., 2001, s.116).

   Bilgisayar destekli öğretim, öğrencilerin programlı öğrenme materyalleri ile bilgisayar kullanarak etkileşimde bulunduğu, diğer bir deyişle bilgisayar programları aracılığı ile öğrenmeyi gerçekleştirdiği, öğrenmelerini izleyip kendi kendini değerlendirebildiği bir öğretim biçimidir.

   Bilgisayarın son yıllarda hızlı bir şekilde gelişimi eğitim sistemimizi de etkileyerek, sistemde bir takım değişikliklerin yapılması mecburiyetini doğurmuştur. Dünya ülkelerinde görüldüğü gibi eğitimde yeni teknolojileri kullanmak, öğrenme ortamında geleneksel yönteme göre daha fazla duyu organı etkileşimde bulunması sonucu öğrenci ilgisini arttırdığından dolayı eğitim öğretim kolaylaştırmakta öğrenmeyi zevkli bir konuma getirerek hazırlanmaktadır.

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EGİTİMİN AMACI

v  Öğrencide yüksek seviye de eleştirel ve bütünleştirici düşünme becerisini geliştirilmesin de etkin rol oynamak,

v  Grup çalışmasına teşvik etmek ve desteklemek,

v  Öğrencinin bilimsel düşünme yeteneğini geliştirmek,

v  Öğrenenin motivasyonunu (öğrenme güdüsü)nü artırmak,

v 

v  Öğretim Yöntemlerini genişletmek,

v  Öğrencinin bireysel öğrenme yeteneklerini geliştirmek,

v  Problemlere mantıksal bir çözüm yolu üretmek,

v  Hipotez kurmaya cesaretlendirmek.

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİMİN SINIRLILIKLARI

Öğrencilerin Sosyo-Psikolojik Gelişimlerini Engellemesi: Yazılımların görsel-işitsel özelliklerinden dolayı çocuğun ilgisini çekmesi ve özellikle de öğretimsel oyunlarda çocuğun saatlerce bilgisayar başında kalması gibi özellikler nedeniyle, çocuğun yaşıtlarıyla ve diğer bireylerle olan etkileşimi azalmakta ve bu durum çocuğun sosyo-psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun engellenmesi için öğrencinin diğer öğrencilerle ve öğretmenle olan etkileşimini artırıcı öğretimsel faaliyetlerin öğretmen tarafından planlanması ve uygulanması gerekir.

Özel Donanım ve Beceri Gerektirmesi: Sınıfların ya da okulların BDE için gerekli donanımlara erişimi bazen zor ve pahalı bir süreç olabilir. Bunun yanında, öğretimsel yazılımların kullanılabilmesi için bilgisayarlara ek olarak özel donanımlara da ihtiyaç duyulabilir. Bu yüzden, BDE için gerekli olan donanım ve yazılımın alımında ve bilgisayar okur-yazarlığı eğitimlerinde maliyet-fayda analizleri yapılmalı, eldeki kaynaklar en akılcı ve etkin şekilde kullanılmalıdır.

Eğitim Programını Desteklememesi: Öğretimde kullanılan her materyalin, eğitim programını destekleyici ve programda belirlenen amaç ve hedefleri öğrenciye kazandırıcı nitelikte olması gerekir. Bu yüzden, piyasadaki yazılımların bir çoğunun eğitim programıyla bir tutarlılık göstermemesi, BDE’nin sahip olduğu sınırlılıkların başında gelir.

Öğretimsel Niteliğin Zayıf Olması: Program uygunluğunun yanında, eğitim yazılımlarının öğretimsel olarak da etkin öğrenme ortamlarını öğrenciye sunabilmesi gerekir. Bu gerçeğe rağmen, piyasadaki yazılımların büyük bir çoğunluğu bu nitelikten yoksundur. Özellikle bazı yazılımlar, yazılı materyallerin elektronik ortama aktarılmış şeklinden öteye gidememektedir. Piyasada öğretimsel niteliği yüksek olan yazılımların az olması, BDE’nin sahip olduğu diğer bir sınırlılıktır.

Ayrıca,

·         “Öğrencinin bilgisayarın önünde uzun süre kalması onun sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Öte yandan her ne kadar bilgisayar öğrenciye geri bildirim ve olumlu pekiştireçler veriyorsa da bu bir insanın vereceği ile hiç bir zaman aynı olamaz.

·         Bir eğitim yazılımı ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun eğer eğitim programı ile uyumlu değilse öğretim açısından fazla değerli olmayabilir.

·         Eğitimciler BDE konusunda gerekli bilgiye ve deneyime sahip değildirler.”Sağlıklı bir materyalin hazırlanabilmesi için din kültürü öğretmenlerinin belirli bir BDE bilgi birikimine ve bilgisayar kullanma becerisine sahip olmaları gerekmektedir. En azından Microsoft Powerpoint, Microsoft Word gibi bazı programlar beceriyle kullanılabilmelidir.

·         “ Eğitimciler ile teknik elemanlar arasında koordinasyon eksikliği vardır.” Din kültürü dersi öğretimindeki eksikliklerimizden birisi de Türkçe, matematik vs. dersler için hazırlanan BDE yazılımlarının din kültürü dersi için de yeterli düzeyde hazırlanmış olmamasıdır. Bu alanda din eğitimcileri ve teknik elemanların ortak çalışmalarına ihtiyaç vardır. Böyle yazılımlar ortaya konulana kadar din dersi öğretmenleri kendi materyallerini kendileri hazırlamak durumundadırlar.

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM ORTAMLARINDA YÖNETİCİLERİN, ÖĞRETMENLERİN VE ÖĞRENCİLERİN ROLLLERİ

 

Eğitimde Yeni Teknolojiler ve Öğretmen


İnsanların daha çağdaş bir ortamda yaşama beklentisi teknolojideki hızlı gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Bu gelişim süresince kısaca kültürleme ve kültürlenme süreci olarak tanımlanan eğitim lokomotif görevini üstlenmiştir. Eğitim sürecinin bir ürünü olarak da değerlendirilebilecek teknolojik gelişim aynı zamanda eğitim sürecinin de yapısını değiştirmiş, eğitim anlayışına farklı bir bakış açısı getirmiştir. Günümüze kadar gelişerek gelen teknolojik gelişim süreci içerisinde teknoloji, ağırlıklı olarak eğitim amaçlı geliştirilmemiş olmasına karşın, günümüzde bu anlayış yavaş yavaş değişim göstermeye başlamıştır.

Yorum Yaz